Teknoloji etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Teknoloji etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Xiaomi, 2025 için elektrikli araç

 Xiaomi, 2025 için elektrikli araç satış hedefini şimdiden tamamladı



Kasım ayı itibarıyla kümülatif bazda 500 bin adetlik teslimat yapan firma, 2025 yılı için belirlediği 350 bin adetlik teslimat hedefini planlanandan bir ay önce tamamladı.

Geçtiğimiz eylül ve ekim aylarındaki elektrikli otomobil satışlarında art arda 40 bin adetlik satış barajını aşmayı başaran Xiaomi, bu sınırın altına düşmemeye kararlı. Şirket, kasım ayında da 40 bin adet sınırını geçtiğini açıkladı.

Daha da önemlisi, kasım ayı itibarıyla Xiaomi'nin şimdiye kadarki elektrikli otomobil satışları 500 bin adedi geride bıraktı. Teslimatlara 3 Nisan 2024'te başlayan Çinli şirket, geçen yıl yaklaşık 135 bin teslimat gerçekleştirdi. Bu da Xiaomi'nin 2025 yılı için belirlenen 350 bin adetlik satış hedefini kasım ayında, yani planlanandan bir ay önce gerçekleştirdiği anlamına geliyor.

Xiaomi'nin ilk elektrikli otomobil modeli, 28 Mart 2024’te resmi olarak tanıtılan SU7 elektrikli sedan oldu. Bunu 26 Haziran 2025’te piyasaya çıkan YU7 elektrikli SUV takip etti. Çinli şirket ayrıca 27 Şubat 2025’te tanıtılan SU7 Ultra isimli performans modeline de sahip.  kaynak:internet haber

Melodili yol uygulaması" ilk kez Ankara'nın Nallıhan ilçesinde başladı


Türkiye'de ilk kez Ankara'nın Nallıhan ilçesinde Melodili yol



Türkiye'de ilk kez Ankara'nın Nallıhan ilçesinde Melodili yol uygulamasına geçildi.
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu
Uygulamanın Türkiye'de ilk kez Ankara'nın Nallıhan ilçesinde hayata geçirildiğini bildiren Uraloğlu, "Uygulama, ilk kez Karayolları 4. Bölge Müdürlüğünün sorumluluğundaki Nallıhan-Beypazarı Devlet Yolu'nun 21. kilometresindeki Eymir köyü mevkisinde tamamlandı, Nallıhan Davutoğlan Yaban Hayatı Geliştirme Sahası'nı etkilemeyecek bir mesafede hayata geçirildi. 12 Mayıs'ta başlattığımız çalışmalar 16 Mayıs'ta sona erdi. Sürücüler, belirli bir hızda seyrederken Mozart'ın Türk Marşı'nı net şekilde duyabiliyorlar." ifadesini kullandı.

Türkiye 2026'da uzay konferansına ev sahipliği yapacak

 

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, İtalya'nın Milano şehrinde düzenlenen dünyanın en büyük uzay konferansı Uluslararası Uzay Kongresi'ni (IAC) ziyaret etti. Bakan Kacır, 2026 yılında Uluslararası Uzay Kongresi'ne Türkiye'nin Antalya'da ev sahipliği yapacağını duyurdu.


Bakan Kacır, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, bu yıl 75'incisi gerçekleştirilen kongrenin 2026'da Antalya'da düzenleneceğini belirtti.

IAC'ın dünyanın en büyük uzay konferansı olduğuna işaret eden Kacır, tüm dünyadan ulusal uzay ajansları, endüstri liderleri ve akademi dünyasından insanları bir araya getiren kongrede verimli görüşmeler gerçekleştirdiklerini ifade etti.

Kacır, kongreye Türkiye'den firmaların katıldığını belirterek şunları ifade etti:

"Türkiye pavilyonunda ülkemizin uzay ve savunma teknolojileri alanında öncü kurumları ve firmaları, Türkiye'nin gurur projelerini, Uzay Programı'mızı ve ülkemizde gerçekleştirilecek IAC 2026 Antalya'nın tanıtımını yapıyor. Uzay çalışmalarında lider ülke olmak ve MilliUzayProgramı hedeflerimizde başarıya ulaşmak için uluslararası işbirliğimizi güçlendirmeye devam edeceğiz."

kaynak:https://www.trthaber.com/

Samsung ilk 6G Forumunu önümüzdeki ay düzenleyecek

 

Samsung önümüzdeki ay ilk 6G Forumuna ev sahipliği yapacak. Etkinlik yeni nesil 6G iletişim teknolojisi hakkında öngörülerini paylaşmak üzere akademisyenleri ve sektör uzmanlarını bir araya getirecek.


Güney Koreli teknoloji devi Samsung ilk 6G Forumunu Mayıs ayında düzenleyecek. Şirket söz konusu etkinlikte yeni nesil iletişim teknolojisi hakkında fikir ve düşüncelerini paylaşacak. Katılımcılar endüstrinin gelişimine yönelik beklentiler hakkında bilgi edinme şansına sahip olacaklar.
Samsung 6G Forumu'nun 13 Mayıs 2022'de yapılması planlanıyor. Kayıtlar başlamış durumda. Etkinlik 2030 yılına kadar toplumun ana lokomotiflerinden biri haline gelebilecek 6G teknolojilerinin geleceğine ilişkin öngörülerini paylaşmak üzere akademisyenleri ve sektör uzmanlarını bir araya getirecek.Forum Samsung'un resmi YouTube kanalında canlı olarak yayınlanacak. Etkinlik sabah ve akşam oturumlarına ayrılacak. Sabah oturumunun konusu 6G Hava Arayüzü olacak. Akşam oturumunda ise 6G için Akıllı Ağ konusu ele alınacak. Konuşmacılar ve panelistler hakkında daha ayrıntılı bilgiyi Samsung web sitesinde bulabilirsiniz. kaynak:internet haber

Elon Musk'danTwitter’ı tehdid

 

Elon Musk Twitter’ı alamazsa ne yapacak? Oyun oynamıyorum tehdidi


Son zamanlarda sosyal medya dünyasının yeni fenomeni haline gelen Elon Musk, şok bir adım atarak Twitter’ın tamamını satın almak istediğini duyurmuştu. Twitter’ı yaklaşık 43 milyar dolara satın almak isteyen Musk, satın alım başarısız olursa ne yapacağını açıkladı.Musk, paylaştığı son açıklamada Twitter’ın tamamını satın almak için 43 milyar dolarlık bir teklifte bulunduğunu söyledi. ABD’nin düzenleme kurumu SEC’e gönderilen teklif, Twitter’ın yönetim kurulu tarafından incelenecek.

Fakat Elon Musk, bu satın alımın gerçekleşmemesi durumunda neler yapabileceğini de açıkladı. Halihazırda platformun en büyük hissedarı olan Musk, teklifin reddedilmesi sonucunda şirketteki hissesini satıp “tamamen uzaklaşabilir”.Twitter Başkanı Bret Taylor ve yönetim kurulu üyelerine gönderdiği açıklamada şu ifadeleri kullandı:“Anlaşma işe yaramazsa, yönetime güvenmediğim ve kamu piyasasında gerekli değişikliği yapabileceğime inanmadığım için, hissedar olarak konumumu yeniden gözden geçirmem gerekecek. Bu bir tehdit değil, yapılması gereken değişiklikler olmadan iyi bir yatırım değil.”Tesla ve SpaceX CEO’sunun Twitter yönetimiyle ilgili isteğini anlamak artık çok zor. Musk ilk olarak yönetim kuruluna katılacağını, ardından bu fikrinden vazgeçtiğini söylemişti. Fakat son açıklamasında Twitter’da büyük değişiklikler yapmak istediğine dikkat çekiyor.

Elon Musk, Twitter’ın yönetim kuruluna katılmama kararını açıklamamış olmasına rağmen, bazı analistler o dönem satın alma teklifini değerlendirdiği dile getirmişti. Musk yönetim kurulunda olsaydı en fazla yüzde 14.9’luk hisse satın alabilecekti. kaynak:internet haber

15 dk şarjla 250 km yol: Mercedes EQE 350 ile test sürüşü

 


15 dakikalık şarjla 250 km yol gidebilen Otomobili sizler için inceledik


Otomotiv sektöründeki elektriklenme sürüyor. Üreticiler, gün geçtikçe bu akıma ayak uydurmaya ve içten yanmalı motorlara veda etmeye devam ediyor. Bunun dışında Mercedes-Benz gibi son dönemde neredeyse tüm odağını elektrikli otomobillere çeviren şirketler de karşımıza çıkıyor. Peki şirketin geçtiğimiz hafta tüm dünyaya tanıttığı Mercedes EQE 350+, tüketicilere nasıl bir sürüş deneyimi sunuyor?ShiftDelete.Net’in kurucusu Hakkı Alkan, sizler için Almanya‘da direksiyon başına geçti ve otomobille test sürüşüne çıktı

Yüzde 100 elektrikli otomobilin motoru 292 HP güç ve 565 Nm tork üretiyor. Gelişmiş batarya sistemleri sayesinde WLTP’ye göre kullanım şartlarına bağlı olarak 567 ila 654 km arasında menzili bulunuyor. Aynı zamanda 15 dakikalık şarjla maksimum 250 km‘ye kadar yol gidebiliyor. Öte yandan DC şarj özelliği sayesinde 30 dakikada tam şarj olabiliyor. Aracın enerji tüketimi ise WLTP’ye göre 100 km’de 15,9 ila 18,7 kWsa aralığında.  kaynak: internet haber


Yakın Doğu Üniversitesi 3. Güneş Enerjili Araba


Yakın Doğu Üniversitesi 3. Güneş Enerjili Araba “RA30” için çalışmalara başladı

İSTANBUL, (DHA)  YAKIN Doğu Üniversitesi AR-GE ekipleri tarafından 2014 yılında tasarlanıp üretilen ve ülkenin güneş enerjisi ile çalışan ilk yerli üretim arabası olan RA 25 ile 2016 yılında üretilen RA 27’nin ardından yeni nesil üçüncü güneş enerjili araba RA30’un üretim çalışmalarına başladı.    Yakın Doğu Üniversitesi Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü’nden yapılan açıklamada, uzun süredir üzerinde çalışılan 4 tekerlekli bir dizayna sahip tamamen karbonfiberden üretilecek olan RA30 isimli arabanın dış dizaynının sonlanmak üzere olduğu duyuruldu. RA30 gerekli işlemlerin tamamlanmasından sonra plakalanarak RA 25 ve RA 27’den sonra KKTC'de üretilen üçüncü araba olma özelliğini taşıyacak.    Her yıl FIA (Dünya Motorsporları Federasyonu), ISF (Uluslararası Güneş Enerjili Araç Federasyonu) tarafından Güney Afrika’da düzenlenen “Sasol Solar Challenge” yarışması için daha önce Adventure sınıfı olarak bilinen klasmanda yarışmak üzere üretilen RA 25 ve Challanger sınıfı klasmanı için üretilen RA 27’den sonra RA 30 FIA’nın değişen kurallarına göre yeniden Challanger sınıfında yarışacak.
EYLÜL'DE ÜRETİMİNE BAŞLANACAK       Yeni nesil güneş enerjili teknolojik sistemle üretilecek olan RA30’un yürüyen aksam dizaynının bir ay içerisinde bitirilmesinin planlandığı ve eylül ayı içerisinde üretimine başlanacağı belirtildi.Yeni güneş enerjili araba 3,5 metre boy ve 1.8 metre eninde olacak. Yeni kurallara göre 4,5 metrekare solar panel kullanılacak olan araçta belirlenen solar paneller %28,2 verimlilikte olacak. Saatte 130 km hıza ulaşması hedeflenen yeni RA 30’da 3,6kW gücünde iki adet motor 400 adet lityum ion pil ile beslenecek. kaynak:hurriyet.com.tr

Erica: Bugüne Kadar Üretilen En Gerçekçi Robot


Erica En Gerçekçi İnsanımsı Robot

Tasarladığı robotlarla çok dikkat çeken Japon profesör Hiroshi Ishiguro son robotu Erica’yı tanıttı. Tıpkı bir insan gibi mimik ve jestlere sahip olan Erica söyleneni anlayıp cevap verebiliyor.Robotlar istesekte istemesekte hayatımızın bir parçası olmaya devam ediyor. Her gün geliştirilen yeni teknolojiler yakın bir gelecekte robotlarla aynı ortamı paylaşacağımızı gösteriyor. İşte Japon bilim adamları tarafından geliştirilen bu android robot yakında robotları insanlardan ayırt edemeyeceğimizi gösteriyor.
Konuya girmeden önce Ghost in the Shell incelememizde değindiğimiz şu konuyu biraz daha irdelemek istiyorum: Fabrika üretimi bir yapay zeka benden daha zeki bir bilnce sahipse bu ona insan hakları sağlar mı? Yada beyni hariç her yeri robot olan bir kişiye insan mı, robot mu diyeceğiz. Demem o ki tahmin bile edemediğimiz uzak gelecekte bu robot ve yapay zekaların ele alınabilir durumları ne olacak. Şu an çoğu kişi bunu kontrol altında tutmak için çabalıyor. Daha yeni Bill Gates’in robotlar için vergi verilsin dediğini duyduk. Elon Musk yapay zekayı en kullanışlı nasıl üretebiliriz diye çalışıp duruyor. Peki ya ilerde külahlar değişir de kendimizi bir Terminator filmi içerisinde bulursak ne olacak.


Peki ya bir robota onun robot olduğunu anlamadan aşık olursak. Bu sefer ne olurdu sizce. Peki bir robot gerçekten insandan ayırt edilemeyecek kadar gerçekse onun robot yada insan olmasının bir önemi kalır mı?Yaklaşık 10 yıldır ürettiği insan benzeri robotlarla ön plana çıkan Prof. Dr. Hiroshi Ishiguro son çalışması Erica adlı insanımsı robotu görücüye çıkardı. Diğer var olan robotlardan çok farlı olan robotun en çok dikkat çeken özelliği ise aynı bir insan gibi mimik ve hareketlere sahip olması. Aşırı insanımsı robot söylenen hemen hemen her şeyi anlayıp konuyla ilgili cevap verebiliyor. Hatta istediğiniz bazı konular hakkında beraber sohbet etmenizi sağlıyor. Erica’ya Prof. Dr. Hiroshi Ishiguro sorulduğunda, kendisi için “Benim için bir baba gibi, daha çok sahip olamadığım bir baba, çünkü çok uzun saatler çalışıyor” cümlelerini sarfediyor.Projede robotun kişilik geliştirme mimarı olarak görev alan Dr. Dylan Glas‘a göre Erica gibi robotlar üretmekteki amaçları robotları insanlardan farklı görmemeleri. Yani ürettikleri robotlar aynı bir insan gibi konuşabilmeli, hareket edebilmeli ve istekleri olabilmeli. Erica’ya en büyük isteğin ne diye sorulduğunda dünyayı dolaşmak olduğunu söylüyor .kaynak:internet haber

Çin'den Ay'a koloni kurmak için yeni adım

Ay, şimdilik çok tenha.
 Ancak araştırmacılar burada kurulacak bir insanlı üs için çalışıyor. Bu projelerden en dikkat çekeni kuşkusuz Çin'in Ay'da kurmak istediği üs planı. Çin bu proje için yeni bir adım attı.Çin, gezegenimizin tek uydusu Ay'a koloni kurmak için yeni bir adım attı. Bir süredir dile getirilen Çin'in bu alanda Avrupa Uzay Ajansı (ESA) ile beraber çalışmak için görüşmeler yürüttüğü iddiası resmiyet kazandı. Çin Uzay Ajansı Başkanı Tian Yulong, devlet medyasına yaptığı açıklamada iki ajans arasında görüşmelerin başladığını birinci ağızdan doğruladı.

 ESA geçtiğimiz yıl 'Ay köyü' olarak da anılan Ay'a koloni kurma planı için uluslararası desteğe hazır olduğunu açıklamıştı. ESA ve Çin Uzay Ajansı'nın Ay'ı kolonileştirme planının detayları ise henüz netlik kazanmış değil. Ancak bu alanda planları olan tek ülke Çin değil. Geçtiğimiz aylarda NASA, Ay'ın yörüngesinde çalışacak mini bir uzay istasyonu yapmak için geliştirdiği projesini duyurmuştu. kaynak:nv haber 

Japon Bilim İnsanları Yer Çekirdeğinin Mantosuna Sondaj Yapacak

Son yıllarda şiddetli depremlerin yaşandığı Japonya'da bilim insanları, yer çekirdeğinin mantosuna sondaj yaparak depremleri önceden tahmin edebilme imkanlarını araştıracak.
Japon bilim insanları, Chikyu adındaki sondaj gemisiyle yer çekirdeğine kadar sondaj yapma kararı aldı. Bu dev araştırma başarılı olursa depremleri önceden tahmin edebilmek çok daha kolay hale gelecek.
EYLÜL AYINDA UYGUN BÖLGE ARAŞTIRILACAK
Önümüzdeki  Eylül ayında Hawaii'de deneme kazılarına başlayacak olan  Japon araştırmacılar, bölgeden verim elde edemezse alternatif olarak  Meksika ve Kosta Rika kıyılarını tercih edecek. Yer kabuğu, deniz yüzeyindeki kabuktan çok daha kalın olduğu için çalışma alanı olarak okyanus seçildi.
DEPREM ÖNLEMLERİNDE ÇIĞIR AÇABİLİR
Sondaj gemisi Chikyu, denizin 4 bin kilometre deniz yüzeyinin altında ise yaklaşık 6 bin kilometre ilerleyerek, yeryüzü çekirdeğinin mantosuna ulaşacak. Bütün volkanik aktivitelerin gerçekleştiği ve depremlerin ana kaynağı olarak görülen yeryüzü mantosunda depremleri önceden tahmin etmenin yolları aranacak.  Japonya ve  Asya ülkeleri son yıllarda çok sayıda şiddetli depremle boğuşuyor.
YAŞAM DA ARANACAK
Araştırmacılar ayrıca okyanus tabanı ve çekirdek arasındaki hattı da inceleme fırsatı bularak, oluşum süreçleri hakkında fikir edinecek. Ayrıca mikrobik yaşam formlarının varlığı da araştırılacak.
2030'DA BAŞLIYOR
Bilim insanları 2030'un sonlarına doğru sondaja başlamayı planlıyor. Şu an sondajın yapılabilmesi için en uygun yer aranıyor. Ayrıca araştırma için 542 milyon dolar bütçenin arayışları sürüyor. kaynak:sondakika.com

Akıllı telefonların ekran çizik ve çatlaklarına son!


Bilim adamları, çiziklerini onarabilen akıllı telefon ekran materyali icat etti.

Telefonunuzu düşürürseniz ve ekran patlarsa, genelde iki seçeneğiniz vardır. Onarım ya da telefonu tamamen değiştirmek.
California Üniversitesi, Riverside'daki kimyagerler, üçüncü seçenek haline gelebilecek bir teknoloji icat etti: kendini iyileştirebilen bir telefon ekranı malzemesi.
Araştırmacılar, materyal üzerinde kesikler ve çiziklerden kendini tamir etme becerileri de dahil olmak üzere çeşitli testler yaptılar. Malzemeyi yarı yarıya parçaladıktan sonra, kendiliğinden iyileşen malzeme araştırmalarına liderlik eden ve bir kimyager olan Chao Wang, 24 saatin altında otomatik olarak, ekranın kendini iyileştirdiğini söyledi.
Orijinal boyutunun 50 katına kadar uzayabilen malzeme gerilebilir polimer ve iyonik bir tuzdan üretilmiş. Yüklü iyonlar ve kutup molekülleri arasında bir kuvvet olan, iyon-dipol etkileşimi adı verilen özel bir bağa sahiptir. Bu, malzeme kırıldığında veya çizildiğinde, iyonlar ve moleküller malzemeyi iyileştirmek için birbirlerine çekişirler.
Wang, ilk elektrik iletimi yapabilen, cep telefonu ekranları ve piller için özellikle kullanışlı hale getiren kendini iyileştirici bir materyal olduğunu söylüyor.
G Flex gibi bazı LG telefonların arka kapaklarında çizikleri kendi kendini iyileştirebilecek benzer bir malzeme bulunuyor. Ancak bu malzeme elektrik iletmez, bu nedenle üreticiler ekranlar için kullanamazlar.
Wang, bu yeni kendini iyileştirici materyalin telefon ekranları ve piller için 2020 yılına kadar kullanılacağını öngörüyor.

Ekip araştırmalarını, kimya araştırmalarına ayrılmış dünyanın en büyük bilimsel organizasyonu olan American Chemical Society'nin 4 Nisan toplantısında sunacak. kaynak:teknolojioku.com

Isıya duyarlı yapay deri geliştirildi


ABD'deki California Teknoloji Enstitüsünden (Caltech) bilim adamları, sıcaklık değişimlerini hissedebilen yapay deri üretti.

ABD'deki California Teknoloji Enstitüsünden (Caltech) bilim adamları, çıngıraklı yılanların avlarını vücut sıcaklığından tespit etmesini sağlayan hücre mekanizmasının benzerini uygulayarak ısı değişimlerine duyarlı yapay deri geliştirmeyi başardı.
Caltech'te Profesör Chiara Daraio öncülüğünde laboratuvar ortamında sentetik ağaç üretmek üzere çalışmalar yürüten ekip, ısı değişimlerine karşı elektrikli tepki verecek bir malzeme geliştirdi. Araştırmacılar, bunun için ısı hissini yaratan, bitkilerde hücre duvarına yerleşik olan uzun zincirli molekül "pektin"den faydalandı.
Molekülün ısıya olan yüksek duyarlılığından etkilenen ekip, sonraki aşamada pektini izole ederek, yalnızca su ve pektin moleküllerinden oluşan, insan saçı kalınlığında şeffaf ve esnek bir film üretti. Pektin moleküllerinin kalsiyum iyonlarıyla gevşek bir çift sarmal oluşturacak şekilde birbirine bağlandığı filmin ısıya maruz kaldığında sarmalın çözülmesi ve pozitif yüklü kalsiyum iyonlarını açığa çıkarması sağlandı.
Yöntem için çıngıraklı yılanların karanlıkta avlarını vücut sıcaklığından bulmalarını sağlayan deri hassasiyetini oluşturan hücre mekanizmasından esinlenildiği kaynak:belirtildi.dunya.com

Uydu Parçaları Türkiye'de Üretilecek

Türksat 6A'yı tamamen milli ve yerli katkılarla ülkemizde üretilecek"ÜLKEMİZ ARTIK UZAYDA OLMALI"
Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet ArslanTürkiye uzay konusunda geçmişten beri çalışmalar yapıldığını ancak çalışmaların daha dar ölçekli yürütüldüğünü ifade etti. Arslan, "Ülkemizde artık uydu parçalarını üretebilir hale geleceğiz ve Türksat 6A'yı tamamen milli ve yerli katkılarla ülkemizde üretmiş olacağız" dedi.
Bu konuda ajans seviyesinde bir kuruluş kurmaya çalıştıklarını anlatan Arslan, şunları söyledi:
"Gerek havacılık sanayisinin gelişmesi gerek uzaydaki gelişmeler gerekse ülkemizin uzaydaki uydular marifetiyle aldığı yer çerçevesinde artık bunun bir genel müdürlük seviyesinde yürütülemeyeceği, bunun bir ajans seviyesinde olması gerektiğini ve ülkemizin de artık uzayda olması gerektiğini, uzay politikalarına, havacılık politikalarına yön veren ülkeler arasında olması gerektiğini düşündüğümüz için ajans seviyesinde bir kuruluş kurduk, kuruyoruz."
"ÜLKEMİZDE YETKİNLİĞE SAHİP PERSONELLER VAR"
12 ülkenin uydu fırlatma kabiliyetine sahip olduğunu söyleyen Arslan, Türkiye'nin de Uzay Ajansıyla bu ülkeler arasına gireceğini kaydetti. Özellikle astronot eğitimi dahil, birçok konuda bu ülkeler arasında yer alacaklarını anlatan Arslan, şöyle devam etti:
"Uzaya uydu fırlatma kabiliyeti dahil ki bugün dünyada 12 ülke uydu fırlatma kabiliyetine sahip, bunların arasına girmiş olacağız. Zaten kendi uydumuzu üretmekle ilgili geçmişten beri düşüncelerimiz vardı. Biz yaklaşık 10 yıldır ürettiğimiz uydularda Türk mühendislerinin bu yeteneğini ve bu yetkinliğini kazanabilmesi adına mühendislerimizi dünyanın her yerinde üretim safhalarında da bulunduruyorduk. Mühendislerimiz gerekli yetkinliğe sahip oldular. Ülkemizde bu yetkinlikte gerekli eğitimli, donanımlı personel var artık."
"TÜRKSAT 6A'YI MİLLİ VE YERLİ KATKILARLA ÜLKEMİZDE ÜRETMİŞ OLACAĞIZ"
"Türksat 5A ve 5B ile birlikte yerli ürün katkısını, milli ürün katkısını artırarak ülkemizde de artık uydu parçalarını üretebilir hale geleceğiz ve Türksat 6A'yı inşallah tamamen milli ve yerli katkılarla ülkemizde üretmiş olacağız. Dolayısıyla TürkiyeUzay Ajansıyla birlikte bundan sonra uydu üreten, uydu fırlatan ama bununla yetinmeyip uydu ihraç eden bir ülke haline gelmek istiyoruz. Tabii sadece uydu yapmak yetmiyor. Bunların fırlatılabilme kapasitesi ve kabiliyeti de ülkeler için çok önemli. Bu sektörde avantaj sağlamış oluyor. Biz de inşallah Türkiye Uzay Ajansıyla birlikte artık fırlatma kabiliyetine de haiz bir ülke olacağız." kaynak:haberler.com

Radyasyon


NASA'nın bilim adamları, Dünya'yı çevreleyen iç radyasyon kuşağının, parçacık yükü ve elektron hızı bakımından düşünüldüğünden çok daha zayıf olduğunu belirledi.
ABD Uzay ve Havacılık Dairesinden (NASA) bilim adamları, Dünya'yı çevreleyen iç radyasyon kuşağının, parçacık yükü ve elektron hızı bakımından düşünüldüğünden çok daha zayıf olduğunu belirledi.
NASA'nın "Van Allen Kuşakları" adı verilen, Dünya'yı çevreleyen iki halka biçimli radyasyon bölgesinin incelenmesi için 2012 yılında uzaya yolladığı iki keşif aracının yaptığı son ölçümlerde, radyoaktif tehlike arz eden yüksek hızlı ve enerjili elektronların iç Van Allen halkasında yok denilecek kadar seyrek olduğu tespit edildi.
Güneş rüzgarlarının sürüklediği parçacıkların Dünya'nın manyetik alanına yakalanmasıyla oluşan ve atmosferi Güneş ışınlarının yaydığı radyasyondan koruyan kuşaklarda ölçümler yapan keşif araçları, Manyetik Elektron ve İyon Spektometresi (MagEIS) denilen ölçüm tekniği sayesinde ilk kez radyoaktiviteyi yaratan süper-hızlı elektronlar ile yüksek enerjili protonları ayırt edebildi.
"ELEKTRON VARLIĞI NEREDEYSE YOK HÜKMÜNDE"
Bilim adamları bu sayede iç halkanın daha önce sanıldığı gibi yüksek hızlı sert elektronlar yerine, enerji bakımından düşük elektronlarla, yüksek enerjili protonlardan oluştuğunu saptadı.
Araştırmacılar, önceki ölçümlerin protonların yarattığı kirlenme nedeniyle yanıltıcı sonuçlar verdiğine dikkati çekti.
Dünyanın üzerinde ilki 640 ila 9 bin 600 kilometre arasında, diğeri ise 13 bin ila 58 bin kilometre arasında iki halka meydana getiren Van Allen kuşaklarının elektron yükünün Dünya'nın maruz kaldığı jeo-manyetik fırtınalarla arttığını belirten bilim adamları, fırtınalar sırasında dış halkadan iç halkaya doğru olan yüksek hızdaki elektron transferi dışında, olağan koşullarda iç halkadaki yüklü elektron varlığının neredeyse yok hükmünde olduğunu ifade etti. Alıntı: sabah.com.tr

Elektrikte serbest tüketici limiti

              Elektrikte serbest tüketici limiti 2026 için belirlendi   Elektrik piyasasında serbest tüketici uygulamasına ilişkin yeni düze...